Şanlıurfa iline bağlı Siverek ilçesinde yer alan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sınırları içerisinde meydana gelen silahlı saldırı olayı tüm eğitim camiasında büyük bir infial yarattı. Eski bir öğrenci olduğu belirlenen 19 yaşındaki saldırganın okulu basarak hem öğretmenleri hem de öğrencileri doğrudan hedef alması ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açması okullardaki güvenlik zafiyetini bir kez daha çok acı bir şekilde gündeme taşıdı. Yaşanan bu korkunç olayın ardından harekete geçen Hürriyetçi Eğitim Sendikası yönetimi eğitim yuvalarında can güvenliğinin kalmadığını vurgulayarak radikal bir protesto kararına imza attı. Sendika yönetimi tarafından kamuoyu ile paylaşılan resmi bildiriye göre eğitim çalışanları 15 ve 16 Nisan tarihlerini kapsayan iki gün boyunca Türkiye genelindeki tüm okullarda iş bırakarak derslere girmeyecek. Bu eylemin temel amacı yetkililerin dikkatini çekerek okullarda acilen silahlı ve donanımlı güvenlik personellerinin görevlendirilmesini sağlamak olarak belirlendi.

1 Eğitim Yuvalarındaki Güvenlik Zafiyetinin Sorumlularına Yönelik Sert Tepkiler

Hürriyetçi Eğitim Sendikası tarafından yapılan detaylı değerlendirmelerde Siverek ilçesinde yaşanan kanlı baskının sadece adli bir vaka olarak geçiştirilemeyeceği ve olayın arka planında çok ciddi idari ihmallerin yattığı açıkça ifade ediliyor. Sendika temsilcileri eğitim kurumlarının kapılarında yeterli denetim yapılmamasının ve dışarıdan gelen tehditlere karşı caydırıcı önlemler alınmamasının faturasını maalesef masum öğrencilerin ve fedakar öğretmenlerin canlarıyla ödediğini savunuyor. Okul güvenliğini sağlamakla mükellef olan yetkili mercilerin görevlerini tam anlamıyla yerine getirmediği belirtilirken yaklaşan 15 ve 16 Nisan tarihlerindeki devasa iş bırakma eyleminin bu ihmallere karşı atılmış en net ve en yüksek sesli çığlık olacağı vurgulanıyor. Eğitimciler sınıflara korku içinde girmek istemediklerini ve devletin her bir okul binasını en üst düzey güvenlik tedbirleriyle koruma altına alması gerektiğini savunarak eylemin meşruiyet zeminini güçlendiriyor.

2 Tüm Eğitim Çalışanlarına ve Sendikalara Yapılan Tarihi Birlik Çağrısı

Sadece kendi üyeleriyle sınırlı kalmak istemeyen Hürriyetçi Eğitim Sendikası yönetimi Türkiye sınırları içerisinde görev yapan tüm eğitim çalışanlarına ve diğer sivil toplum kuruluşlarına tarihi bir dayanışma çağrısında bulunuyor. Eğitim camiasının ortak sorunu olan şiddet ve güvenlik zafiyeti konularında siyasi veya sendikal ayrılıkların bir kenara bırakılması gerektiğinin altı çiziliyor. Hedeflenen vizyon doğrultusunda 15 ve 16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek olan bu iki günlük iş bırakma eyleminin ülke tarihindeki en büyük ve en geniş katılımlı öğretmen tepkisi olması planlanıyor. Somut ve kalıcı adımlar atılana kadar mücadeleden vazgeçilmeyeceği belirtilirken Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili organların okul güvenliği konusunda acil bir yasal düzenleme paketi hazırlaması talep ediliyor. Yüz binlerce öğretmenin tek yürek olması beklenen bu süreçte eğitim sisteminin durmasıyla birlikte yetkililerin şiddeti önleyici somut tedbirleri hızla hayata geçirmesi umut ediniyor.